İLLA EDEB İLLA EDEBİYAT....
KÖRLER ÇARŞISINDA AYNA SATILMAZ!!! MEVLANA

'Kırma Dostun Kalbini...' Yunus Emre


10:32 - 27/2/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


KIT'ALAR

Sevdiğim bendene düşerse hizmet
Kapında kul olmak canıma minnet
Göre idim sende buy-i muhabbet
İstediğim budur sen bi-vefadan
(NEDİM)


Dost bâğından belâlı bülbüle bir gül yeter
Gözlerim kan ağlasın tek yüzüme gül yeter
Gerçi söz bâğında çok nevruz olur güller biter
Bir gül-istandan nişan vermeğe birkaç gül yeter
(AHMET PAŞA)


Ateş-i hasret benim kâr ettiğini cânıma
Yana yana hâlimi arz eylesem cânânıma
Hem-demim sâyem durur akşam olıcak âh kim
Okumazsam mum ile ol dahi gelmez yanıma
(ZÂTÎ)


Ey felek maksadın ülfet mi adâvet mi nedir?
Yoksa ol mâh ile uşşâka felaket mi nedir?
Ermeden vuslata hicrâna eriştik ammâ
Anlasam bâri bidâyet mi nihayet mi nedir?
(ŞEYH GALİP)


Ben leblerini canıma emsen görürem
Gözün yarasın gönüle merhem görürem
Aşkın odu ki yaka iki cihânı
Ben kendü canıma yalnız kem görürem
(KADI BURHANETTİN)


Kimdir ki gamında nâle vü zâr etmez
Derdin sana nâle ile ızhâr etmez
Feryâdına hiç kimsenin yetmezsin
Feryâd ki feryâd sana kâr etmez
(FUZULİ)


Gönlüm oldu aşkının âvâresi
Gamzenin gitmez gönülden yâresi
Derdime çok istedim derman velî
Yoğ imiş la'linden özge çâresi

(İVAZ PAŞAZÂDE ATAYİ)


Çözülme zülfüne ey dil-rübâ dil bağlayanlardan
kaçınma âteş-i aşkınla bağrın dağlayanlardan
Düşer mi ictinâb etmek seninçün ağlayanlardan
Sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan
(ENDERUNLU VASIF)


Kimse bilmez ne çiçeksin cânâ
Yâsemen gerçi ki ismin hâlâ
Gerdenin berg-i semendir ammâ
Ruhların lâle-i hamrâ mı aceb
(ENDERUNLU FAZIL)


Dil-berin işi itâb u naz olur
Çeşmi câdû gamzesi gammaz olur
Ey gönül sabr et tahammül kıl ana
Yâra erişmek işi az az olur

(KADI BURHANETTİN)

16:04 - 29/2/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


EN GÜZEL BEYİTLER

  Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi
        Olmayâ devlet cihandâ bir nefes sıhhat gibi 
        Saltanat dîdikleri ancak cihan gavgaasıdır
        Olmayâ baht ü saâdet dünyada vahdet gibi
                                                
-Kanûnî Sultan Süleyman- (Muhibbî)

Bütün dünya benim olsa gâmım gitmez nedendir bu?
Çün ezelden gam ile bina olunmuş bedendir bu
                                                 -Yavuz Sultan Selim- (Selimî)

         Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
         Giryemi kıldı füzûn ekşimi hûn etdi felek 
         Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
         Beni bir gözleri âhûya zebûn etdi felek.
                                                -Yavuz Sultan Selim- (Selimî)

Dünyâ talebiyle kimisî halkın emekde
Kîmî oturub zevk ile dünyâyı yemekde.
                                                -Bağdatlı Rûhî-

 
      Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der
       Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der.
                                                -Bağdatlı Rûhî-

Âhir yine hâk olur bu ten
Bilmem neye kibr eder edenler.
                                                 -Abdullah Vassaf-

       Âğyâr elemin çekme gönül nâfile gamdır
       Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir. 
                                                
 -Nef’î-

Dermân arâdım derdime derdim banâ dermân imiş
Bürhân arâdım aslımâ aslım banâ bürhân imiş.
                                                 -Niyâzî-i Halvetî-

       Konarsan güle kon, dikene konma
       Eski düşmanların dost olur sanma
                                                -Köroğlu-

Kendünün bâşınâ ederdi anı
Kellerin olsa idi dermânı
                                                -Sırrî-

 


       Külâhın sat yine lâkin yokuncul olma nâmerde
       Cihandâ kelle sâğ olsun külâh eksik değil merde.
                                               
-III. Ahmet- (Necîb)

Ehl-î hünerin kadrini bilmek de hünerdir.
                                                -Beliğ-

       Geç gelir, tez gider dîyu safâ, çekme keder
       Âlemin hâli budur, böyle gelür böyle gider.
                                                -28 Çelebi Mehmed-

Meydandaki baş içindir efser
Ser ver, olasın bu yolda server. 
                                                -Gaalib-

       Kıl tevbe seyyiâtına gözler kapanmadan
       Vaktiyle gör hisâbını defter kapanmadan.
                                                -Huldî-

Etme âr öğren, oku ehlinden
Her şeyin ilmi güzel cehlinden. 
                                                -Nâbî- 

        Olur insanda zeban bir, iki gûş
        Sen dahî söyle bir, ol iki hamûş.
                                                -Nâbî-


Râğıbâ düşmanın aldanma tevâzularına,
Sel, dıvarın ayağını öperek hedmeyler.
                                               -Râgıp Paşa-

      Her kimin olmuştur evinde dü zeni (iki kadın)
      Bozulurmuş o kişinin düzeni.
                                              -Şâkir-

Çeşm-i insâf gibi kâmile mizân olmaz
Kişi noksânın bilmek gibi irfân olmaz.
                                              -Tâlîb-

      Düşse bin teng şeker bahre halâvet gelmez.
                                              -
Vehbi-

Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz ü felâh
Hazır ol cenge eğer ister isen sulh ü salâh. 
                                               -Abdülhak Molla-



        Göz yum cihandan aç gözünü dem gelir geçer
        Sen göz yumup açınca bu âlem gelir geçer.
                                              -Abdülhak Molla-


Bir yerde ki cehl hükümrandır 
O yerde ziyâ-yı hak nihandır. 
                                              -Âsaf-

         Eğer olsa, derler, kelin merhemi
         Sürer kendinin bâşınâ ol emi.
                                             -İzzet Molla-

Bu meseldir: fukara kalbine her kim dokuna
Dokunânın dokunur sinesi Allah okuna. 
                                              -Kenzî-

        Nâdanlar ile olma sakın hemdem ü hemrâh
        Kim duş olub âhırda belâya deme eyvâh.
                                             -Mustafa Fikri-

Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhâ-yi hürriyet
Çalış, idrâki kaldır, mukderirsen, âdemiyetden.
                                            -Namık Kemâl-

       Muîni zâlimin dünyâda erbâb-î denâetdir
       Köpekdir zevk alan sayyâd-ı bî insâfa hizmetden. 
                                          
 -Namık Kemâl-

Sen usandırmâ eli, el de usandırmaz seni
Hilekârlık eyleme kimse dolandırmaz seni. 
                                        --Said Paşa-

        Dene altûnu mihenk tâşında
        Dahi insânı bir iş başında.
                                       
-Şinâsî-

Âşk kim kalbe gıdâdır, ne yenir ne yutulur
Bir demir leblebidir, çiğneyene aşk olsun.
                                       -Şinâsî-

          Kişiye her işi a’lâ görünür
          Kuzguna yavrusu ankaa görünür.
                                     --Şinâsî-


Âinesi işdir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.
                                      -Ziyâ Paşa-

 
        Nik ü bed herkes bulur âlemde elbet ettiğin
        Kendi bulmazsâ, cezâ mîrâs olur evlâdına.
                                     -Ziyâ Paşa-

Bî-baht olanın bâğına bir katresi düşmez
Bâran yerine dürr ü güher yağsa semâdan.
                                    -
Ziyâ Paşa-

        Allah’a sığın şahs-ı hâlimin gazabından
        Zirâ yumuşak huylu atın çiftesi pekdir.
                                    -Ziyâ Paşa-

Nush ile uslanmayanı etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir.
                                    -Ziyâ Paşa-

       Afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib,
       Kanûn-i cezâ âcize mi hâs demektir? 
                                    -Ziyâ Paşa-

Milyonla çalan mesned-i vâlâda ser efrâz,
Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürekdir!
                                   -
Ziyâ Paşa-

        İdrâk-i meâlî bu küçük akla gerekmez
        Zirâ bu terâzû o kadar sikleti çekmez.
                                   -Ziyâ Paşa-

Bilmem ne söyleyim, ölümün bir kerâmeti
Kabr olmasaydı biz koparırdık kıyâmeti.
                                   -Abdülhak Hâmîd-

      Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol,
      Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!
                                  -Mehmet Âkif-

Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem,
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem!
                                 -Mehmet Âkif-

         Girmeden tefrika bir millete düşman giremez!
         Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.
                                 -Mehmet Âkif-

İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum, Nevruz?
Nü büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işte gerek.
Lâfı bol, karnı geniş soyları taklid etme,
Sözü sağlam, özü sağlam adam ol, ırkına çek.
                                 -Mehmet Âkif-

       Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde
       Ne çirkin yüzler örtermiş meğer bu incecik perde.
                                 -Mehmet Âkif-

İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür
İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.
                                  -Mehmet Âkif-

        Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
        Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
       “Târih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
        Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
                                   -Mehmet Âkif-

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
                                  -Mehmet Âkif-

       Asrın hayat hakkını vermez sana kimse,
       Sen asrını, üstünde izin varsa benimse!
                                -Mithat Cemâl Kuntay-

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır;
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır!
                                 -Mithat Cemâl Kuntay-

      Alçağa meyledip su gibi akma,
      Geçtiğin yerlerde çamur bırakma.
      Altından olsa da zillet halkası,
      Onu köpek gibi boynuna takma!
                                  -Rızâ Tevfik Bölükbaşı-

Her ne yap yap becerip izzet-i nefsinle geçin
Kimseden bekleme yardım, iki el bir baş için. 
                                  -Neyzen Tevfik-

     Dedem koynunda yattıkça, benimsin ey güzel toprak
     Neler yapmış bu millet en yakın tarihe bir sor, bak.
                                  -Süleyman Nazif-

Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma;
Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma!
                                 -Tevfik Fikret-

      İnsanlığı pâmal eden alçaklığı yık, ez;
      Billâh yaşamak yerde sürüklenmeğe değmez! 
                                  -Tevfik Fikret-

Hüneri olmayanâ faidesi yok nesebin
Etmez evlâda sirâyet şerefi cedd ü ebin.
                                  -Mehmet Tevfik-

15:29 - 25/2/2008 - yorum {3} - yorum yaz


BEYİTLERE DEVAM DURMAK YOK..

Bin şîvesi vardır bu Zelîha-i cihânın

Ey Yûsuf-ı hüsn eyleme zindânı ferâmûş-İzzet Molla


                                        ***

Ma’rifet iltifâta tâbi’dir

Müşterîsiz metâ’ zâyi’dir-Muallim Nâci


                         ***                

Ne kimseye teşekkî vü ne âh u nâle et

Gaddâr-ı bî-mürüvveti Hakk’a havâle et

Nazîf ( Şeyh Hasan Nazîf Dede)

 

                        ***  
                           

Çâre yok çalsan eğer başını taştan taşa

Ser-nüvişt-i ezelî hakk (kazıma) ile tağyîr olmaz-

(Rüşdî-yi Kadîm (Veliyyüddin Rüşdî Efendi)


                            ***

Hakkı bâtıldan etmedik temyîz

Hezeyânlarla geçti ömr-i azîz-Şâkir Ahmet Paşa  (Trabzonlu --)


                            ***

Zâhidâ aklına ehl-i hikemin olma hasûd

Vermeyince sana Ma’bûd ne yapsın Mahmûd-Şinâsî (İbrahim --)


                            ***      

Hırka vü tâc ile zâhid kerem et sıkleti ko

Âdeme cübbe vü destâr kerâmet mi verür-Şeyhülislâm Yahya

                            ***

 

Lâzım değil inâyeti ehl-i tekebbürün

Bahş eyledim atâsını vech-i abûsuna-Nahîfî (Süleyman ---)


                          ***

Nîk ü bed herkes bulur âlemde elbet ettiğin

Kendi bulmazsa, cezâ mîrâs olur evlâdına-Ziya Paşa


                            ***


Âzâde-ser kalırdım âsîb-i derd ü gamdan

Yâ dehre gelmeseydim, yâ aklım olmasaydı-Ziya Paşa


                            ***

Zâlimleri adlin ne zaman hâk edecektir

Mazlûmların çıkmadadır göklere âhı-Ziya Paşa


                            ***

Bî-baht olanın bâğına bir katresi düşmez

Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan-Ziya Paşa


                            ***

Baş eğmeziz edânîye dünyâ-yı dûn içün

Allah’adır tevekkülümüz i’timâdımız-Bâki


                            ***

 

Serverlik ister isen üftâdelik şiâr et

Kim düşmeden ayağa çıkmadı başa bâde-Fuzûlî

                           
                                  ***

Pâymâl etme bizi mûr görüp ey gâfil

Mûr iken mâr oluruz mâr iken ejderhâyız-Hayâlî Bey


                            ***

Cihânın izz ü câhın böyle iz’ân eyledim ben kim

Eşiğinde kul olmak dehre sultân olmadan yeğdir-Nev’î


                            ***

Eğer ârif isen etme hakîkat sırrını ifşâ

Kelâm-ı Hak çıkardı baştan Hallâc-ı Mansûr’u-

                                                     Vâlihî-i Kadîm


                             ***

Merâm edince müsebbib bir âdemin kârın

Yed-i teşebbüsünü cüst ü cû ider esbâb- Nâbî

                     
       ***

Arz-ı hâl etmeğe cânâ seni tenhâ bulamam

Seni tenhâ bulıcak kendimi asla bulamam-Lâ


                            ***

Elden kitâb düşmesün aslâ, şu hâl ile

Her şâmı subha münkalib vü subhı şâm edin

Ahmet Hamdî


                            ***

Gerek seng-i siyâh olsun gerekse atlas ü dîbâ

Garaz bir bâliş-i râhat bulunmaktır ser altında-

Hasan Çelebi

                            ***

Kimini sevdi Hudâ kimini sevdâda kodu

Gülü ârâyiş edüp bülbülü gavgada kodu-Cenânî

                           
                                   ***

Bu âlem-i fânîde ne mîr ü ne gedâyız

A’lâlara a’lâlanırız pest ile pestiz-Bağdatlı Rûhî


                            ***

Fuzûlî, geç selâmet kûçesinden sabr kûyundan

Ferâgat olmayan yerde sefer yeğdir ikametten-Fuzûli


                            ***

Pâymâl etme bizi mûr görüp ey gâfil

Mûr iken mâr oluruz mâr iken ejderhâyız-Hayâlî Bey


                            ***

Cihânın izz ü câhın böyle iz’ân eyledim ben kim

Eşiğinde kul olmak dehre sultân olmadan yeğdir-Nev’î


                            ***

Eğer ârif isen etme hakîkat sırrını ifşâ

Kelâm-ı Hak çıkardı baştan Hallâc-ı Mansûr’u-


                                                     Vâlihî-i Kadîm

                            ***

Deryâdan âb istemiş olsam serâb olur

Ger altuna yapışsam o sâat türâb olur-Zâtî

                            ***

Erişir menzil-i maksûduna âheste giden

Tîz-reftâr olanın pâyına dâmen dolaşır-

Hâtemî

                            ***

Âşıka ta’netmek olmaz mübtelâdır neylesün

Âdeme mihr ü mahabbet bir belâdır neylesün-Nef’î

 

                            ***

İmân ile dîn akçedir erbâb-ı gınâda

Nâmûs ü hamiyyet sözü kaldı fukarâda-Ziya Paşa

                            ***

Allah’a tevekkül edenin yâveri Hak’dır

Nâ-şâd gönül, bir gün olur, şâd olacaktır-Ziya Paşa

                            ***

Yâ bister-i kemhâda, ya vîrânede can ver

Çün bây ü gedâ hâke beraber girecekler-Ziya Paşa

 

                            ***

Allah’a sığın şahs-ı halîmin gazabından

Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pekdir-Ziya Paşa

                            ***

Çöllerde dolaşıp serâba bakma,

Allah Allah deyip semâya bakma,

Tâlib-i Hak isen kitâba bakma,

Okumak bilirsen Kur’an sendedir-Rıza Tevfik

(Son mısraın meâli şu Aparça ibareden alınmış olsa gerektir.

“El-insân ve’l-Kur’an tev-emân: İnsan ve Kur’an ikizdir.”

                            ***

Hırmen-i ömrü savurduk, dâneyi dermekteyiz

Âsiyâb-ı çehre geldik, şimdi nevbet bekleriz-Lâ

                            ***

Hâne-ber-dûş-ı cihânız, evi sattık da yedik

Şimdi bir külbe-i vîrân umarız Ukbâda-Lâ

 

 

 

15:28 - 25/2/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


BEYİTLERE DEVAM...

BEYİTLER, BERCESTELER 3

Tali’i yâr olanın yâri sarar yâresini.
İzzet Molla

Âdem ol,isterse hasm olsun bütün âlem sana.
Muallim Nâci

Geçmiş zaman olur ki hayâli cihan değer.
Hayâlî

Sen gelmeyince hatıra görsen neler gelir.
Nâbî

Ya seferdir ya tahammül anla aşkın çâresi.
Nedîm

Görsem seni helâk olurum görmesem helâk!
Vâsıf

Vakt olur kim hak çıkar bâtıl sandığın.
Ziya Paşa

Mescide koymadılar meygededen sürdüler âh;
Ne helâle yarar olduk ne harâma nidelim!
Necâtî

Ayıtdı ol perî birgün düşüme girüben bir şeb;
Sevincimden nice yıllar geçibdür görmedim uyku!
Zâtî

Deryâdan âb istemiş olsam serâb olur;
Ger altuna yapışsam o saat türâb olur.
Zâtî

Ferhâd’a zevk-i sûret Mecnûn’a seyr-i sahrâ;
Bir rahat içre herkes,ancak menem belâda!
Hayâlî

Biz bülbül-i muhrîk-dem-i gülzâr-ı firâkız:
Ateş kesilir geçse sabâ gülşenimizden!
Selimî “Y.Sultan Selim”

Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân;
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek!

Selimî “Y.Sultan Selim”

 

Güle gûş ettiremez, boş yere bülbül inler :
Varâk-ı mihr ü vefâyı kim okur kim dinler ?
Kâmî (?), Karamanlı Kânî (?)

Hased-i kalb-i adüv lûtf ile olmaz zâil :
Sengde muzmer olan ateşe ab etmez eser !

?

Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi...
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhât gibi...

“Muhibbî” Kanûnî Sultan Süleyman

Gerdun sitem-i baht-ı siyah etmeye değmez !
Vallâhi bu gamhâne bir âh etmeye değmez !

?

Sühan-ı bihudeden hoş gelir avâz-ı horoz :
Bâri mânâsın bilmezse hengâmın bilir !

Nâbî

Câmi-i köhne-i bî-vakfa cemaât gelmez !
Nâbî

Erzan meta-ı fazl ü hüner ta o denli kim,
Bin mârifet zemânede bir aferinedir.
Ebnâ-yı dehr her hünere bir aferin verir :
Ya Rab,bu aferin ne tükenmez bir hazinedir !

Nabî

Halkın emvâlin alıp sonra teselli vermek,
Füls-i mahîyi soyup yağda pişirmek gibidir...
Gûsfendânın edip ka‘t tarik-ı nefesin,
Bacağından üfürüp sonra, şişirmek gibidir !

Nabî

Hırka vü tâc ile zâhit, kerem et sıkleti ko !
Âdeme cübbe vü destar kerâmet mi verir ?

Şeyhülislâm Yahya

Bize kâfir diyenin kendinde imân olsa...
Dahleden dinimize bâri müselmân olsa !

Küfrî Behayî (?), Müneccim Behayî (?)

Vermem sana çek benden elin ey melek’ül mevt,
Cânânıma nezreylediğim câna dokunma !

Aşık Ömer

Bir başıma kalsam şehe, sultâna kul olmam ;
Virân olası hânede evlâd ü iyâl var !

Aşık Dertli

Bir gün gelecek sen de perişân olacaksın :
Ey gonca bu cem’iyyeti her dem mi sanırsın ?

Ziya Paşa

Geldi amma neyleyim, sensiz baharın şevkı yok !
Recâizâde Mahmud Ekrem

Meyan-ı güft ü gûda bed-meni¸sîham eder kubhun :
Şecaât arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler !

Koca Râgıp Paşa

Sorsalar mağdurûnu,gaddar kendin gösterir !
Koca Râgıp Paşa

Zâlim beni söyletme, derûnumda neler var !
Leylâ Hanım

Bir âlet-i mülâhazadır cümle kâinat;
Maksûd olanı bilmek için adem,müdâm...

Taşlıcalı Yahya Bey

Açma cihânda dâmen-i aybı sabâ gibi...
Setr eyler kamu gördüğünü nitekim türâb !

Taşlıcalı Yahya Bey

Ne güzel vak’adır kim bu açıp can gözümü,
Hâb-ı gaflette geçen ömrümü rüya gördüm !

Zatî

Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner...
Gam ü şadî-i felek böyle gelir, böyle gider !

Enderûnlu Vâsıf

Kendi derdi gönlümün billâh gelmez yâdına !
Nâmık Kemal

Düşmek üzre yıldırım ekser muallâ tâk arar.
Herkese gitmez belâ, erbâb-ı istihkâk arar !

Nâmık Kemal

Dost bî-perva, felek bî-rahm, devrân bî-sükûn,
Derd çok, hem-derd yok, düşman kavî, tali’ zebûn !

Fuzûlî


Bâtıl hemîşe bâtıl ü bîhûdedir veli ;
Müşkül oldur ki sûret-i haktan zuhûr eder !

Nabî

Güzelsin, bî-bedelsin, tarz u tavrın hep müsellemdir.
Ne çâre bî-vefâsın, ah insâniyyetin yoktur !

Hâlet Çelebi

Bana sor, ben bilirim lezzetini derd ü gamın !
Ahdî ?

Noktanın remzin pes-i bada gören agâhtır.
Esrâr Dede

Pîrimin sayesinde pîr oldum.
Fahreddin Dede

Beşe bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir !
Yunus Emre

Kalmaz bu cihân böyle geçer devr-i zamandır.
“Semâî” Dîvâne Mehmet Çelebi

Tâmire yeltenip kalemi bî-midad ile,
Kıldın harap bir nice mâmur beytimiz ...

Necatî (?), Fuzûlî (?)

Bir aceb sırdır bu kim ikrâr güç, inkâr güç.
“Semâî” Dîvâne Mehmet Çelebi

Gelin ey ehl-i hakikât ¸çıkalım dünyadan.
Gayr yerler gezelim, özge safâlar görelim ...

Fuzûlî (?)

Nusha-i aşufte-i divân-ı ömrüm sorma hiç !
Hat galât, mânâ galât, imlâ galât, inşâ galât ...

(?)

Arada hâil olmasa sâyede aftâb olur.
“Semâî” Dîvâne Mehmet Çelebi


Gönül muhabbeti bir âdet edinmiş yoksa;
Ne bende aşk ne sende cemâl kalmıştır.

Necâtî (?)

Başımızdan hiç hevâ-yı zülfiyâr eksik değil :
Mürtefi’ yerdir anınçün rüzgâr eksik değil !
III. Mustafa

Îdgehde varalım dûlâba dilber seyrine,
Görelim âyîne-i devrân neler gösterir !
Necâtî (?)

Sükûtun vakti geçmiş şimdi iş feryâde kalmıştır.
Fahri Bey

Dânâ-dil isen sırrını nadâne duyurma !
Bâkî

Sırr-ı gaybi keşfeden yârin dehânıdır bana .
Ruhî-i Bağdâdî

Aç gözün ey bîhaber “illâ”ya yapış, “lâ”yı ko !
Ruhî-i Bağdâdî

Her ne derlerse senin hakkında hep efsânedir !
Nef‘î

Pür şevk özge nesne imiş ‘Cem’ dedikleri !
Riyâzî

Ne ele sagar alır çeşmi ne meyhâne bilir,
Sorsan amma yine âlem onu mestâne bilir !

Cevrî

İtlâf-ı güher eylemedim ben nazm ile Vecdî;
Bir kanden alıp gevheri bir kane getirdim !

Vecdî

Sitem hep aşinâlardan gelir, bigâneden gelmez !
Nâbî

Demler o demler idi, zaman o zaman idi !
Fâsih

Berk ü bârından biz el çektik bu fânî gülşenin;
Meyve-i maksûd ister olsun ister olmasın !

Fâsih

Rahat isterlerse mâmur olmasın virâneler !
İzzet

Mey anda, dilber anda, cümle yârân-ı safâ anda;
Geçip cennetten âdem,sâkin-i meyhâne olmaz mı ?
Vecdî

Sâkîya meclise gel cismime gelsin cânım,
Ahdler tövbeler ol sagare kurban olsun !
Ayağın sakınarak basma aman sultânım,
Dökülen mey,kırılan şişe-i rindân olsun !

Enderûnlu Vâsıf

Bu ne sırdır, raz-ı aşkım demeden ben kimseye;
Şehre düşmüş ben seni sevdim diye avâzeler ...

Fuzûlî

Aşk odu evvel düşer mâşuka sonra âşıka;
Şem’i gör kim yanmadan yandırmadı pervâneyi !

Gaybî

 

15:26 - 25/2/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Hakkımda
Hep aynı hayale bu yolculuk..
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
son peygamber
karakutu
gazeteler
araştıralım
Kategoriler
Son Yazılar
- Cemil MeRİÇ 'İnsan'
- Dedim...
- Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme
- 'Kırma Dostun Kalbini...' Yunus Emre
- HAMMAL!!!
- SÜTLÜ SORUNUN HİKAYESİ
- SİS HAYDAR ERGÜLEN
- Taş Gazeli
- İNŞİRAH
- DÜŞ-ÜŞ-LEME...