
10:32 - 27/2/2009 - {yok} -
Sevdiğim bendene düşerse hizmet Kapında kul olmak canıma minnet Göre idim sende buy-i muhabbet İstediğim budur sen bi-vefadan (NEDİM)
Dost bâğından belâlı bülbüle bir gül yeter Gözlerim kan ağlasın tek yüzüme gül yeter Gerçi söz bâğında çok nevruz olur güller biter Bir gül-istandan nişan vermeğe birkaç gül yeter (AHMET PAŞA)
Ateş-i hasret benim kâr ettiğini cânıma Yana yana hâlimi arz eylesem cânânıma Hem-demim sâyem durur akşam olıcak âh kim Okumazsam mum ile ol dahi gelmez yanıma (ZÂTÎ)
Ey felek maksadın ülfet mi adâvet mi nedir? Yoksa ol mâh ile uşşâka felaket mi nedir? Ermeden vuslata hicrâna eriştik ammâ Anlasam bâri bidâyet mi nihayet mi nedir? (ŞEYH GALİP)
Ben leblerini canıma emsen görürem Gözün yarasın gönüle merhem görürem Aşkın odu ki yaka iki cihânı Ben kendü canıma yalnız kem görürem (KADI BURHANETTİN)
Kimdir ki gamında nâle vü zâr etmez Derdin sana nâle ile ızhâr etmez Feryâdına hiç kimsenin yetmezsin Feryâd ki feryâd sana kâr etmez (FUZULİ)
Gönlüm oldu aşkının âvâresi Gamzenin gitmez gönülden yâresi Derdime çok istedim derman velî Yoğ imiş la'linden özge çâresi
(İVAZ PAŞAZÂDE ATAYİ)
Çözülme zülfüne ey dil-rübâ dil bağlayanlardan kaçınma âteş-i aşkınla bağrın dağlayanlardan Düşer mi ictinâb etmek seninçün ağlayanlardan Sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan (ENDERUNLU VASIF)
Kimse bilmez ne çiçeksin cânâ Yâsemen gerçi ki ismin hâlâ Gerdenin berg-i semendir ammâ Ruhların lâle-i hamrâ mı aceb (ENDERUNLU FAZIL)
Dil-berin işi itâb u naz olur Çeşmi câdû gamzesi gammaz olur Ey gönül sabr et tahammül kıl ana Yâra erişmek işi az az olur (KADI BURHANETTİN)
16:04 - 29/2/2008 - {yok} -
Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi Olmayâ devlet cihandâ bir nefes sıhhat gibi Saltanat dîdikleri ancak cihan gavgaasıdır Olmayâ baht ü saâdet dünyada vahdet gibi -Kanûnî Sultan Süleyman- (Muhibbî)
Bütün dünya benim olsa gâmım gitmez nedendir bu? Çün ezelden gam ile bina olunmuş bedendir bu -Yavuz Sultan Selim- (Selimî)
Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek Giryemi kıldı füzûn ekşimi hûn etdi felek Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân Beni bir gözleri âhûya zebûn etdi felek. -Yavuz Sultan Selim- (Selimî)
Dünyâ talebiyle kimisî halkın emekde Kîmî oturub zevk ile dünyâyı yemekde. -Bağdatlı Rûhî-
Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der. -Bağdatlı Rûhî-
Âhir yine hâk olur bu ten Bilmem neye kibr eder edenler. -Abdullah Vassaf-
Âğyâr elemin çekme gönül nâfile gamdır Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir. -Nef’î-
Dermân arâdım derdime derdim banâ dermân imiş Bürhân arâdım aslımâ aslım banâ bürhân imiş. -Niyâzî-i Halvetî-
Konarsan güle kon, dikene konma Eski düşmanların dost olur sanma -Köroğlu-
Kendünün bâşınâ ederdi anı Kellerin olsa idi dermânı -Sırrî-
Külâhın sat yine lâkin yokuncul olma nâmerde Cihandâ kelle sâğ olsun külâh eksik değil merde. -III. Ahmet- (Necîb)
Ehl-î hünerin kadrini bilmek de hünerdir. -Beliğ-
Geç gelir, tez gider dîyu safâ, çekme keder Âlemin hâli budur, böyle gelür böyle gider. -28 Çelebi Mehmed-
Meydandaki baş içindir efser Ser ver, olasın bu yolda server. -Gaalib-
Kıl tevbe seyyiâtına gözler kapanmadan Vaktiyle gör hisâbını defter kapanmadan. -Huldî-
Etme âr öğren, oku ehlinden Her şeyin ilmi güzel cehlinden. -Nâbî-
Olur insanda zeban bir, iki gûş Sen dahî söyle bir, ol iki hamûş. -Nâbî-
Râğıbâ düşmanın aldanma tevâzularına, Sel, dıvarın ayağını öperek hedmeyler. -Râgıp Paşa-
Her kimin olmuştur evinde dü zeni (iki kadın) Bozulurmuş o kişinin düzeni. -Şâkir-
Çeşm-i insâf gibi kâmile mizân olmaz Kişi noksânın bilmek gibi irfân olmaz. -Tâlîb-
Düşse bin teng şeker bahre halâvet gelmez. -Vehbi-
Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz ü felâh Hazır ol cenge eğer ister isen sulh ü salâh. -Abdülhak Molla-
Göz yum cihandan aç gözünü dem gelir geçer Sen göz yumup açınca bu âlem gelir geçer. -Abdülhak Molla-
Bir yerde ki cehl hükümrandır O yerde ziyâ-yı hak nihandır. -Âsaf-
Eğer olsa, derler, kelin merhemi Sürer kendinin bâşınâ ol emi. -İzzet Molla-
Bu meseldir: fukara kalbine her kim dokuna Dokunânın dokunur sinesi Allah okuna. -Kenzî-
Nâdanlar ile olma sakın hemdem ü hemrâh Kim duş olub âhırda belâya deme eyvâh. -Mustafa Fikri-
Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhâ-yi hürriyet Çalış, idrâki kaldır, mukderirsen, âdemiyetden. -Namık Kemâl-
Muîni zâlimin dünyâda erbâb-î denâetdir Köpekdir zevk alan sayyâd-ı bî insâfa hizmetden. -Namık Kemâl-
Sen usandırmâ eli, el de usandırmaz seni Hilekârlık eyleme kimse dolandırmaz seni. --Said Paşa-
Dene altûnu mihenk tâşında Dahi insânı bir iş başında. -Şinâsî-
Âşk kim kalbe gıdâdır, ne yenir ne yutulur Bir demir leblebidir, çiğneyene aşk olsun. -Şinâsî-
Kişiye her işi a’lâ görünür Kuzguna yavrusu ankaa görünür. --Şinâsî-
Âinesi işdir kişinin lâfa bakılmaz Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. -Ziyâ Paşa-
Nik ü bed herkes bulur âlemde elbet ettiğin Kendi bulmazsâ, cezâ mîrâs olur evlâdına. -Ziyâ Paşa-
Bî-baht olanın bâğına bir katresi düşmez Bâran yerine dürr ü güher yağsa semâdan. -Ziyâ Paşa-
Allah’a sığın şahs-ı hâlimin gazabından Zirâ yumuşak huylu atın çiftesi pekdir. -Ziyâ Paşa-
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdîr Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir. -Ziyâ Paşa-
Afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib, Kanûn-i cezâ âcize mi hâs demektir? -Ziyâ Paşa-
Milyonla çalan mesned-i vâlâda ser efrâz, Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürekdir! -Ziyâ Paşa-
İdrâk-i meâlî bu küçük akla gerekmez Zirâ bu terâzû o kadar sikleti çekmez. -Ziyâ Paşa-
Bilmem ne söyleyim, ölümün bir kerâmeti Kabr olmasaydı biz koparırdık kıyâmeti. -Abdülhak Hâmîd-
Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol! -Mehmet Âkif-
Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem! -Mehmet Âkif-
Girmeden tefrika bir millete düşman giremez! Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez. -Mehmet Âkif-
İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum, Nevruz? Nü büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işte gerek. Lâfı bol, karnı geniş soyları taklid etme, Sözü sağlam, özü sağlam adam ol, ırkına çek. -Mehmet Âkif-
Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde Ne çirkin yüzler örtermiş meğer bu incecik perde. -Mehmet Âkif-
İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür İmansız olan paslı yürek sinede yüktür. -Mehmet Âkif-
Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? “Târih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? -Mehmet Âkif-
Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi. -Mehmet Âkif-
Asrın hayat hakkını vermez sana kimse, Sen asrını, üstünde izin varsa benimse! -Mithat Cemâl Kuntay-
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır; Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır! -Mithat Cemâl Kuntay-
Alçağa meyledip su gibi akma, Geçtiğin yerlerde çamur bırakma. Altından olsa da zillet halkası, Onu köpek gibi boynuna takma! -Rızâ Tevfik Bölükbaşı-
Her ne yap yap becerip izzet-i nefsinle geçin Kimseden bekleme yardım, iki el bir baş için. -Neyzen Tevfik-
Dedem koynunda yattıkça, benimsin ey güzel toprak Neler yapmış bu millet en yakın tarihe bir sor, bak. -Süleyman Nazif-
Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma; Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma! -Tevfik Fikret-
İnsanlığı pâmal eden alçaklığı yık, ez; Billâh yaşamak yerde sürüklenmeğe değmez! -Tevfik Fikret-
Hüneri olmayanâ faidesi yok nesebin Etmez evlâda sirâyet şerefi cedd ü ebin. -Mehmet Tevfik-
15:29 - 25/2/2008 - {3} -
Bin şîvesi vardır bu Zelîha-i cihânın Ey Yûsuf-ı hüsn eyleme zindânı ferâmûş-İzzet Molla
***
Ma’rifet iltifâta tâbi’dir Müşterîsiz metâ’ zâyi’dir-Muallim Nâci
***
Ne kimseye teşekkî vü ne âh u nâle et Gaddâr-ı bî-mürüvveti Hakk’a havâle et Nazîf ( Şeyh Hasan Nazîf Dede) *** Çâre yok çalsan eğer başını taştan taşa Ser-nüvişt-i ezelî hakk (kazıma) ile tağyîr olmaz- (Rüşdî-yi Kadîm (Veliyyüddin Rüşdî Efendi)
***
Hakkı bâtıldan etmedik temyîz Hezeyânlarla geçti ömr-i azîz-Şâkir Ahmet Paşa (Trabzonlu --)
***
Zâhidâ aklına ehl-i hikemin olma hasûd Vermeyince sana Ma’bûd ne yapsın Mahmûd-Şinâsî (İbrahim --)
***
Hırka vü tâc ile zâhid kerem et sıkleti ko Âdeme cübbe vü destâr kerâmet mi verür-Şeyhülislâm Yahya
*** Lâzım değil inâyeti ehl-i tekebbürün Bahş eyledim atâsını vech-i abûsuna-Nahîfî (Süleyman ---)
***
Nîk ü bed herkes bulur âlemde elbet ettiğin Kendi bulmazsa, cezâ mîrâs olur evlâdına-Ziya Paşa
***
Âzâde-ser kalırdım âsîb-i derd ü gamdan
Yâ dehre gelmeseydim, yâ aklım olmasaydı-Ziya Paşa
***
Zâlimleri adlin ne zaman hâk edecektir Mazlûmların çıkmadadır göklere âhı-Ziya Paşa
***
Bî-baht olanın bâğına bir katresi düşmez Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan-Ziya Paşa
***
Baş eğmeziz edânîye dünyâ-yı dûn içün Allah’adır tevekkülümüz i’timâdımız-Bâki
***
Serverlik ister isen üftâdelik şiâr et Kim düşmeden ayağa çıkmadı başa bâde-Fuzûlî ***
Pâymâl etme bizi mûr görüp ey gâfil Mûr iken mâr oluruz mâr iken ejderhâyız-Hayâlî Bey
***
Cihânın izz ü câhın böyle iz’ân eyledim ben kim Eşiğinde kul olmak dehre sultân olmadan yeğdir-Nev’î
***
Eğer ârif isen etme hakîkat sırrını ifşâ Kelâm-ı Hak çıkardı baştan Hallâc-ı Mansûr’u- Vâlihî-i Kadîm
***
Merâm edince müsebbib bir âdemin kârın Yed-i teşebbüsünü cüst ü cû ider esbâb- Nâbî
*** Arz-ı hâl etmeğe cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak kendimi asla bulamam-Lâ
***
Elden kitâb düşmesün aslâ, şu hâl ile Her şâmı subha münkalib vü subhı şâm edin Ahmet Hamdî
***
Gerek seng-i siyâh olsun gerekse atlas ü dîbâ Garaz bir bâliş-i râhat bulunmaktır ser altında- Hasan Çelebi
*** Kimini sevdi Hudâ kimini sevdâda kodu Gülü ârâyiş edüp bülbülü gavgada kodu-Cenânî *** Bu âlem-i fânîde ne mîr ü ne gedâyız A’lâlara a’lâlanırız pest ile pestiz-Bağdatlı Rûhî
***
Fuzûlî, geç selâmet kûçesinden sabr kûyundan Ferâgat olmayan yerde sefer yeğdir ikametten-Fuzûli
***
Pâymâl etme bizi mûr görüp ey gâfil Mûr iken mâr oluruz mâr iken ejderhâyız-Hayâlî Bey
***
Cihânın izz ü câhın böyle iz’ân eyledim ben kim Eşiğinde kul olmak dehre sultân olmadan yeğdir-Nev’î
***
Eğer ârif isen etme hakîkat sırrını ifşâ Kelâm-ı Hak çıkardı baştan Hallâc-ı Mansûr’u-
Vâlihî-i Kadîm
*** Deryâdan âb istemiş olsam serâb olur Ger altuna yapışsam o sâat türâb olur-Zâtî *** Erişir menzil-i maksûduna âheste giden Tîz-reftâr olanın pâyına dâmen dolaşır- Hâtemî *** Âşıka ta’netmek olmaz mübtelâdır neylesün Âdeme mihr ü mahabbet bir belâdır neylesün-Nef’î *** İmân ile dîn akçedir erbâb-ı gınâda Nâmûs ü hamiyyet sözü kaldı fukarâda-Ziya Paşa *** Allah’a tevekkül edenin yâveri Hak’dır Nâ-şâd gönül, bir gün olur, şâd olacaktır-Ziya Paşa *** Yâ bister-i kemhâda, ya vîrânede can ver Çün bây ü gedâ hâke beraber girecekler-Ziya Paşa *** Allah’a sığın şahs-ı halîmin gazabından Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pekdir-Ziya Paşa *** Çöllerde dolaşıp serâba bakma, Allah Allah deyip semâya bakma, Tâlib-i Hak isen kitâba bakma, Okumak bilirsen Kur’an sendedir-Rıza Tevfik (Son mısraın meâli şu Aparça ibareden alınmış olsa gerektir. “El-insân ve’l-Kur’an tev-emân: İnsan ve Kur’an ikizdir.” *** Hırmen-i ömrü savurduk, dâneyi dermekteyiz Âsiyâb-ı çehre geldik, şimdi nevbet bekleriz-Lâ *** Hâne-ber-dûş-ı cihânız, evi sattık da yedik Şimdi bir külbe-i vîrân umarız Ukbâda-Lâ
15:28 - 25/2/2008 - {yok} -
BEYİTLER, BERCESTELER 3
Tali’i yâr olanın yâri sarar yâresini. İzzet Molla
Âdem ol,isterse hasm olsun bütün âlem sana. Muallim Nâci
Geçmiş zaman olur ki hayâli cihan değer. Hayâlî
Sen gelmeyince hatıra görsen neler gelir. Nâbî
Ya seferdir ya tahammül anla aşkın çâresi. Nedîm
Görsem seni helâk olurum görmesem helâk! Vâsıf
Vakt olur kim hak çıkar bâtıl sandığın. Ziya Paşa
Mescide koymadılar meygededen sürdüler âh; Ne helâle yarar olduk ne harâma nidelim! Necâtî
Ayıtdı ol perî birgün düşüme girüben bir şeb; Sevincimden nice yıllar geçibdür görmedim uyku! Zâtî
Deryâdan âb istemiş olsam serâb olur; Ger altuna yapışsam o saat türâb olur. Zâtî
Ferhâd’a zevk-i sûret Mecnûn’a seyr-i sahrâ; Bir rahat içre herkes,ancak menem belâda! Hayâlî
Biz bülbül-i muhrîk-dem-i gülzâr-ı firâkız: Ateş kesilir geçse sabâ gülşenimizden! Selimî “Y.Sultan Selim”
Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân; Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek! Selimî “Y.Sultan Selim”
Güle gûş ettiremez, boş yere bülbül inler : Varâk-ı mihr ü vefâyı kim okur kim dinler ? Kâmî (?), Karamanlı Kânî (?)
Hased-i kalb-i adüv lûtf ile olmaz zâil : Sengde muzmer olan ateşe ab etmez eser ! ?
Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi... Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhât gibi... “Muhibbî” Kanûnî Sultan Süleyman
Gerdun sitem-i baht-ı siyah etmeye değmez ! Vallâhi bu gamhâne bir âh etmeye değmez ! ?
Sühan-ı bihudeden hoş gelir avâz-ı horoz : Bâri mânâsın bilmezse hengâmın bilir ! Nâbî
Câmi-i köhne-i bî-vakfa cemaât gelmez ! Nâbî
Erzan meta-ı fazl ü hüner ta o denli kim, Bin mârifet zemânede bir aferinedir. Ebnâ-yı dehr her hünere bir aferin verir : Ya Rab,bu aferin ne tükenmez bir hazinedir ! Nabî
Halkın emvâlin alıp sonra teselli vermek, Füls-i mahîyi soyup yağda pişirmek gibidir... Gûsfendânın edip ka‘t tarik-ı nefesin, Bacağından üfürüp sonra, şişirmek gibidir ! Nabî
Hırka vü tâc ile zâhit, kerem et sıkleti ko ! Âdeme cübbe vü destar kerâmet mi verir ? Şeyhülislâm Yahya
Bize kâfir diyenin kendinde imân olsa... Dahleden dinimize bâri müselmân olsa ! Küfrî Behayî (?), Müneccim Behayî (?)
Vermem sana çek benden elin ey melek’ül mevt, Cânânıma nezreylediğim câna dokunma ! Aşık Ömer
Bir başıma kalsam şehe, sultâna kul olmam ; Virân olası hânede evlâd ü iyâl var ! Aşık Dertli
Bir gün gelecek sen de perişân olacaksın : Ey gonca bu cem’iyyeti her dem mi sanırsın ? Ziya Paşa
Geldi amma neyleyim, sensiz baharın şevkı yok ! Recâizâde Mahmud Ekrem
Meyan-ı güft ü gûda bed-meni¸sîham eder kubhun : Şecaât arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler ! Koca Râgıp Paşa
Sorsalar mağdurûnu,gaddar kendin gösterir ! Koca Râgıp Paşa
Zâlim beni söyletme, derûnumda neler var ! Leylâ Hanım
Bir âlet-i mülâhazadır cümle kâinat; Maksûd olanı bilmek için adem,müdâm... Taşlıcalı Yahya Bey
Açma cihânda dâmen-i aybı sabâ gibi... Setr eyler kamu gördüğünü nitekim türâb ! Taşlıcalı Yahya Bey
Ne güzel vak’adır kim bu açıp can gözümü, Hâb-ı gaflette geçen ömrümü rüya gördüm ! Zatî
Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner... Gam ü şadî-i felek böyle gelir, böyle gider ! Enderûnlu Vâsıf
Kendi derdi gönlümün billâh gelmez yâdına ! Nâmık Kemal
Düşmek üzre yıldırım ekser muallâ tâk arar. Herkese gitmez belâ, erbâb-ı istihkâk arar ! Nâmık Kemal
Dost bî-perva, felek bî-rahm, devrân bî-sükûn, Derd çok, hem-derd yok, düşman kavî, tali’ zebûn ! Fuzûlî
Bâtıl hemîşe bâtıl ü bîhûdedir veli ; Müşkül oldur ki sûret-i haktan zuhûr eder ! Nabî
Güzelsin, bî-bedelsin, tarz u tavrın hep müsellemdir. Ne çâre bî-vefâsın, ah insâniyyetin yoktur ! Hâlet Çelebi
Bana sor, ben bilirim lezzetini derd ü gamın ! Ahdî ?
Noktanın remzin pes-i bada gören agâhtır. Esrâr Dede
Pîrimin sayesinde pîr oldum. Fahreddin Dede
Beşe bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir ! Yunus Emre
Kalmaz bu cihân böyle geçer devr-i zamandır. “Semâî” Dîvâne Mehmet Çelebi
Tâmire yeltenip kalemi bî-midad ile, Kıldın harap bir nice mâmur beytimiz ... Necatî (?), Fuzûlî (?)
Bir aceb sırdır bu kim ikrâr güç, inkâr güç. “Semâî” Dîvâne Mehmet Çelebi
Gelin ey ehl-i hakikât ¸çıkalım dünyadan. Gayr yerler gezelim, özge safâlar görelim ... Fuzûlî (?)
Nusha-i aşufte-i divân-ı ömrüm sorma hiç ! Hat galât, mânâ galât, imlâ galât, inşâ galât ... (?)
Arada hâil olmasa sâyede aftâb olur. “Semâî” Dîvâne Mehmet Çelebi
Gönül muhabbeti bir âdet edinmiş yoksa; Ne bende aşk ne sende cemâl kalmıştır. Necâtî (?)
Başımızdan hiç hevâ-yı zülfiyâr eksik değil : Mürtefi’ yerdir anınçün rüzgâr eksik değil ! III. Mustafa
Îdgehde varalım dûlâba dilber seyrine, Görelim âyîne-i devrân neler gösterir ! Necâtî (?)
Sükûtun vakti geçmiş şimdi iş feryâde kalmıştır. Fahri Bey
Dânâ-dil isen sırrını nadâne duyurma ! Bâkî
Sırr-ı gaybi keşfeden yârin dehânıdır bana . Ruhî-i Bağdâdî
Aç gözün ey bîhaber “illâ”ya yapış, “lâ”yı ko ! Ruhî-i Bağdâdî
Her ne derlerse senin hakkında hep efsânedir ! Nef‘î
Pür şevk özge nesne imiş ‘Cem’ dedikleri ! Riyâzî
Ne ele sagar alır çeşmi ne meyhâne bilir, Sorsan amma yine âlem onu mestâne bilir ! Cevrî
İtlâf-ı güher eylemedim ben nazm ile Vecdî; Bir kanden alıp gevheri bir kane getirdim ! Vecdî
Sitem hep aşinâlardan gelir, bigâneden gelmez ! Nâbî
Demler o demler idi, zaman o zaman idi ! Fâsih
Berk ü bârından biz el çektik bu fânî gülşenin; Meyve-i maksûd ister olsun ister olmasın ! Fâsih
Rahat isterlerse mâmur olmasın virâneler ! İzzet
Mey anda, dilber anda, cümle yârân-ı safâ anda; Geçip cennetten âdem,sâkin-i meyhâne olmaz mı ? Vecdî
Sâkîya meclise gel cismime gelsin cânım, Ahdler tövbeler ol sagare kurban olsun ! Ayağın sakınarak basma aman sultânım, Dökülen mey,kırılan şişe-i rindân olsun ! Enderûnlu Vâsıf
Bu ne sırdır, raz-ı aşkım demeden ben kimseye; Şehre düşmüş ben seni sevdim diye avâzeler ... Fuzûlî
Aşk odu evvel düşer mâşuka sonra âşıka; Şem’i gör kim yanmadan yandırmadı pervâneyi ! Gaybî
15:26 - 25/2/2008 - {yok} -
|