|
Düş ile düşünce. Düşler istikamet sahibini yoluından götürür, yükseltir. Düşler mustakim olmayanı da düşüşe, düşte görmeye götürür, ve ‘Düş de, dostlar görünsün’ sözüyle kendine getirir. Hayal ile hayat. Ete kemiğe bürünüp insan diye görünen, ruhu anlamlandırmaya çalışırken hayalini zorlamaya başlar.
İdrak çilesi kalıplara sıkışan ruhun: ‘Ben su değilim ki içinde bulunduğum kabın şeklini alayım.’ demesiyle yol alır. Koşup durur, duvarlara çarpar başını.
Aklı başına gelmekte midir, aklı başından gitmekte midir, anlamaz, anlayamaz. Anlaşılamayacak olduğunu anlar.
Düşünen adam, teslim olmak için elini mi uzatmalı, yoksa zincirlerini mi kırmalı? Bu soruya ilk verilecek cevap elbette zincirleri kırmalıdır.
Zincir kopar bir müddet sonra. Yıllarca dört duvar arasında kalıp, dışarı çıktığında yapacaklarını hayal eden, fakat dışarı çıktığında gökyüzünden gözünü alamayan mahkumun şaşkınlığındadır. Mahkumun şaşkınlığı hayata –aşkınlığındandır-. MNZ
11:35 - 31/10/2008 -
Kardeşim...
konuşmanı, yazmanı özledim, dinlemeyi özledim seni ve karşında susmayı özledim...
mnz - 2008-12-29 09:29:11 - 2008-12-29 09:29:11
merhaba ey dost dendiğinde ilk akla gelen..
aşkınlıktandır öyle mi?
aşamadım aşka ulaşamadım,aşk aşkınlıktır demişti özdenören..aşırı oldum aşkın olamadım kadeşim..,
özledim..seni ve diyarbakırı..
truman.... - 2008-12-27 10:31:06 - 2008-12-27 10:31:06
Es Selam...
Güzel kardeşim...
Çok güzel bir yazıydı...
EYVALLAH...
nartn - 2008-11-19 14:24:40 - 2008-11-19 14:24:40
Es Selam...
Kardeşim hoş geldin...
Çok uzun beklettin....
İnşallah artık gitmezsin...
nartn - 2008-11-01 15:48:18 - 2008-11-01 15:48:18
|