Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize Sen zehiri şeker, şekeri zehir ediyorsun etme
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme | | | Mevlana Celaleddin Rumi |
11:45 - 26/5/2009 - {yok} -
İki şehri var gecenin, biri gözümde tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur gibi çöken siste, bana bu uykusuz şehri niye bıraktın, göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin, gece değil istediğin hayli karanlık bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak hevesindesin! Gözlerini anlıyorum Henüz bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır, ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak, sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim: Biri hepimizle göz göze gibi hala uykusuz, biri sis içinde kirpiklerine kadar açık, bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum konuşkan gözlerinde tek sözcük bile, gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye? Haydar ERGÜLEN
13:30 - 21/1/2009 - {2} -
I. Taş taş değil bağrındır taş senin Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin
Bir katılıktır dinamit söker mi yürekleri Başın bir kez bu kalbe çarpmasın ey taş senin
Kazmayı kayalara değil kalplere vur ey Ferhat niçindir kırdığın bunca taş senin
Anne seninle bağrın döğer gider mi acı Hanidir Ferhad'dan aldığın ders taş senin
Sen de mi taşla bir oldun ey sevgili İşitmez oldun beni kalbin taşdan taş senin
Ölüm sendendir bana nedir taşlamak beni Bana güldür çiçektir attığın her taş senin
Gözünü dikme taşa işte parça parçadır Şimşektir bir bakışın dayanır mı taş senin
Deprem değildir dağı ve beni sarsan Bir bakışın komaz taş üstünde taş senin
Niçin çıktın dağlara evren çöl oldu leyla Topuğun öpmek için toz oldu dağ taş senin
II. Taş taş değil bağrındır taş senin Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin
Ülkendir taş ve beton bu yanlışkent Her gün bir yanın biraz daha taş senin
Taş alanlarıdır taş insanları taşır bir Nereye gelsen ey aşk karşında bu taş senin
Uygarlık taşla taşımak çağlar üzre Kolların bu denli güçlü müdür senin
Bir taş devridir ama bağışla beni Niçin bunca geldim üstüne ey taş senin
Bir İbrahim bıçağı ikiye biçer taşı Sevgili nasıl kırdı kutlu dişin taş senin
Ölüm bir kasırgadır çevirir seni beni Nedir kucağında kocaman taş senin
III. Bir bir yürürlükten kaldırılıp çürümüş devrimleri En gürbüz bir devrimi dikmek yerine taş senin
Nereye koysam seni söyle ey yüreğim Bir gün beni ele verir bu güçlü atış senin |
| Osman Sarı |
|
|
11:19 - 14/1/2009 - {1} -
CENNET GÜLÜMSÜYORDU
SEVDA TEPELERİN
Burda ateşten kapılar açılırdı.
Altından ırmaklar akan
Sonsuzluk evlerine.
Burda her infilak gizemli bir doğumun
Titrek nağmelereydi.
Kundağında kıvranan bebeklerin
Anne sütü emer gibi.
Emmesiydi acıları barut kokularından
Burda akıl deliydi.
Bazen hicran kuşları kanat çırpar usulca.
Top sesleri dağıtır kanatlarda hüznü.
Bazen bir kartal gibi uçardı gökte umut.
Burda her an bir güneş devrilirdi toğrağa.
Cebindeki mektupla kucaklaşan askerin
Yanık bir türkü olur ah çeken dudakları.
Yüzündeki o mağrur tebessümü
Götürürdü ırağa.
Boğazın çiçek kokan yakut küpelerinde
Her gece bir rüyanın köşkleri parlıyordu,
Burda gülistan idi ruhun özgür taşları.
Cennet gülümsüyordu sevda tepelerinde.
BOMBAYA KARŞI DUA
UFUKLAR AĞLIYORDU
Şimşekler bulut bulut yıldırım sağnak sağnak..
Ciddeli Mehmet Çavuş ayakların nerede?
Dardanos Tabyasındaki yer altın bir konak,
Her konak bir şehidin gül bahçesi orada.
Duvarları kurşundan örülmüş kıpkırmızı
Kapısından cephenin gözyaşları sızıyor
Yerle yeksan olacak celladın en arsızı
Karayel gemilere mersiyelre yazıyor
Hüsrana gömülmüştü bir deniz mezarında.
Zavallı Agememnon bahtsız bütün zırhlılar..
Delikler açılmıştı göğün kulak zarında.
Doluyordu yaralı arzın kalbine sular.
Soğanlıdere'de kim devadan mahrum?
Elleriyle umudu acıya bağlıyordu.
Göklere sıçrıyordu çakıl taşıi kanlı kum.
Bombaya karşı dua, ufuklar ağlıyordu.
ÇANAKKALE ŞİMDİ
SEVDALI BİR TÜRKİYE'DİR
Ey hoyrat bir kavgada yar kapısı bulanlar, Ey hayal cümbüşünü karanlıktan alanlar, Ey bahriyeli umut, piyadeler buyruğu, Ey zehirli sularda nergis arayan kuğu, Bedbaht emek, baykuşa yuva kuran sermaye, Kime verildiğinden habersiz dertli paye, Ey mânâ evreninde boynuma ilmek olan, Ey gayesi tepinmek, tıkınmak, gülmek olan, Ey ibrişim tutkular zindanına girenler, Ey düşmana en mahrem sırlarını verenler, Bu destanın bayrağı gönderinden iner mi Çanakkale kutlu bir meşaledir; söner mi?
Sönmeyecek; karanlık bilmese de, niyedir Bu eflâtun sessizlik güller mahzun diyedir. Dünyayı yenenlerin yenildiği, o eşsiz Çanakkale şimdi bir sevdalı Türkiye’dir.
Nurullah GENÇ
08:51 - 18/3/2008 - {yok} -
Seyrani (1807 - 1866)
Hak yoluna gidenlerin Asa olsam ellerine Er pir vasfın edenlerin Kurban olsam dillerine
Torunuyuz bir dedenin Tohumuyuz bir bedenin Münkir ile cenk edenin Silah olsam ellerine
Bir üstada olsam çırak Bir olurdu yakın ırak Kemiğimi yapsam tarak Yar saçının tellerine
Vücudumu kavursalar Yönüm yare çevirseler Harman edüp savursalar Muhabettin yellerine
Vakit kalmadı durmağın Kaldır SEYRANİ parmağın Deryaya akan ırmağın Katre olsam sellerine
11:34 - 22/2/2008 - {1} -
|