|
Biz bu ilden gider olduk kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun
Yunus EMRE
16:20 - 28/3/2008 - {1} -
CENNET GÜLÜMSÜYORDU
SEVDA TEPELERİN
Burda ateşten kapılar açılırdı.
Altından ırmaklar akan
Sonsuzluk evlerine.
Burda her infilak gizemli bir doğumun
Titrek nağmelereydi.
Kundağında kıvranan bebeklerin
Anne sütü emer gibi.
Emmesiydi acıları barut kokularından
Burda akıl deliydi.
Bazen hicran kuşları kanat çırpar usulca.
Top sesleri dağıtır kanatlarda hüznü.
Bazen bir kartal gibi uçardı gökte umut.
Burda her an bir güneş devrilirdi toğrağa.
Cebindeki mektupla kucaklaşan askerin
Yanık bir türkü olur ah çeken dudakları.
Yüzündeki o mağrur tebessümü
Götürürdü ırağa.
Boğazın çiçek kokan yakut küpelerinde
Her gece bir rüyanın köşkleri parlıyordu,
Burda gülistan idi ruhun özgür taşları.
Cennet gülümsüyordu sevda tepelerinde.
BOMBAYA KARŞI DUA
UFUKLAR AĞLIYORDU
Şimşekler bulut bulut yıldırım sağnak sağnak..
Ciddeli Mehmet Çavuş ayakların nerede?
Dardanos Tabyasındaki yer altın bir konak,
Her konak bir şehidin gül bahçesi orada.
Duvarları kurşundan örülmüş kıpkırmızı
Kapısından cephenin gözyaşları sızıyor
Yerle yeksan olacak celladın en arsızı
Karayel gemilere mersiyelre yazıyor
Hüsrana gömülmüştü bir deniz mezarında.
Zavallı Agememnon bahtsız bütün zırhlılar..
Delikler açılmıştı göğün kulak zarında.
Doluyordu yaralı arzın kalbine sular.
Soğanlıdere'de kim devadan mahrum?
Elleriyle umudu acıya bağlıyordu.
Göklere sıçrıyordu çakıl taşıi kanlı kum.
Bombaya karşı dua, ufuklar ağlıyordu.
ÇANAKKALE ŞİMDİ
SEVDALI BİR TÜRKİYE'DİR
Ey hoyrat bir kavgada yar kapısı bulanlar, Ey hayal cümbüşünü karanlıktan alanlar, Ey bahriyeli umut, piyadeler buyruğu, Ey zehirli sularda nergis arayan kuğu, Bedbaht emek, baykuşa yuva kuran sermaye, Kime verildiğinden habersiz dertli paye, Ey mânâ evreninde boynuma ilmek olan, Ey gayesi tepinmek, tıkınmak, gülmek olan, Ey ibrişim tutkular zindanına girenler, Ey düşmana en mahrem sırlarını verenler, Bu destanın bayrağı gönderinden iner mi Çanakkale kutlu bir meşaledir; söner mi?
Sönmeyecek; karanlık bilmese de, niyedir Bu eflâtun sessizlik güller mahzun diyedir. Dünyayı yenenlerin yenildiği, o eşsiz Çanakkale şimdi bir sevdalı Türkiye’dir.
Nurullah GENÇ
08:51 - 18/3/2008 - {0} -
Kategori: Belirtilmemiş
Açı söyletme toku depretme.
Adam olacağına gittikçe cüdam oluyor.
Akıl akıl, gel çengele takıl.
Altından ağacın olsa zümrütten yaprak, akıbet gözünü doyurur
bir avuç toprak.
At yedi günde, it yediği günde unutur.
Ayda yılda bir namaz, onu da şeytan komaz.
Ayı inine sığmamış bir de kuyruğuna kalbur bağlamış.
‘Baba bir hırsız tuttum’, ‘Al da gel’ ,’Gelmiyor’ ‘Bırak da gel’, ‘Bırakmıyor’
Bekarın parasını it yer, yakasını bit.
Ben sorarım İlm-i mektepten, sen dersin çalmadım kilimi mektepten.
Bilinir kadr-i aba mevsim-i baran olsun.
Çadırı yanmış çingene kadını gibi yaygara eder.
Dili ekmekçi küreği kadar uzun
Ehl-i irfan meclisinde hiç bulunmaz helzele, nadan ile sohbet etme, kapıyı rezele.
Ehl-i keyfe keyf bağışlar kahvenin kaynaması, eşeği yoldan
çıkarır sıpanın oynaması.
Ekşi yemedim ki kursağım ağrısın.
Elifi görse bab-ı mahkemeye yollar.
Elif i görse direk, bab ı görse mertek sanır
Esmedi bir dem ki rüzgarı bahtımın, kaldı bu dil harmanında daneler saman ile..
Eşek dokuz türlü yüzme bilir ırmağın kenarına geldi mi hepsini unutur.
Eşekten doğma katır ne hal bilir ne hatır.
Ettin bir hayır, tut bacağından ayır.
Gökten ne yağar ki yer kabul etmez.
Hacı dediğinizin haçı koltuğundan çıktı.
Halının tozu tükenir delinin sözü tükenmez.
Haline bak da halı doku.
Hased-i kalb-i adüv lutf ile zail olmaz.
Her gün eşek ölmez ki bir akçeye dokuz köfte olsun..
Horoz kadar kocam olsun kümes kadar evim
İnsan sözünden öküz boynuzundan tutulur.
İmambayıldı müezzin ayıldı.
İş bilmeyen adam hoştan anlamayan kürt itine benzer.
İzan dedikçe uzanıyor.
Kar-ı evvelde kişi akıbet-endiş gerek.
Kelamın fıdda ise sükutun olsun zeheb.
Koca iyi bir şey olsa adını gonca korlardı.
Kurbağaya ‘evin yıkılsın’ demişler,’’gölün bu taşı olmazsa öbür taşı olsun’ demiş.
Sofu soğan yemez bulsa kabuğunu gomaz.
Tembele kapını ört demişler,’yel eser örter’ demiş.
Tilki piliçleri taşlayana ’Ya Rabbi gazabını artır’ dermiş.
Uma uma döndük muma.
Yahudi züğürtleştikçe eski defterlerini karıştırır.
11:18 - 6/3/2008 - {0} -
Sevdiğim bendene düşerse hizmet Kapında kul olmak canıma minnet Göre idim sende buy-i muhabbet İstediğim budur sen bi-vefadan (NEDİM)
Dost bâğından belâlı bülbüle bir gül yeter Gözlerim kan ağlasın tek yüzüme gül yeter Gerçi söz bâğında çok nevruz olur güller biter Bir gül-istandan nişan vermeğe birkaç gül yeter (AHMET PAŞA)
Ateş-i hasret benim kâr ettiğini cânıma Yana yana hâlimi arz eylesem cânânıma Hem-demim sâyem durur akşam olıcak âh kim Okumazsam mum ile ol dahi gelmez yanıma (ZÂTÎ)
Ey felek maksadın ülfet mi adâvet mi nedir? Yoksa ol mâh ile uşşâka felaket mi nedir? Ermeden vuslata hicrâna eriştik ammâ Anlasam bâri bidâyet mi nihayet mi nedir? (ŞEYH GALİP)
Ben leblerini canıma emsen görürem Gözün yarasın gönüle merhem görürem Aşkın odu ki yaka iki cihânı Ben kendü canıma yalnız kem görürem (KADI BURHANETTİN)
Kimdir ki gamında nâle vü zâr etmez Derdin sana nâle ile ızhâr etmez Feryâdına hiç kimsenin yetmezsin Feryâd ki feryâd sana kâr etmez (FUZULİ)
Gönlüm oldu aşkının âvâresi Gamzenin gitmez gönülden yâresi Derdime çok istedim derman velî Yoğ imiş la'linden özge çâresi
(İVAZ PAŞAZÂDE ATAYİ)
Çözülme zülfüne ey dil-rübâ dil bağlayanlardan kaçınma âteş-i aşkınla bağrın dağlayanlardan Düşer mi ictinâb etmek seninçün ağlayanlardan Sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan (ENDERUNLU VASIF)
Kimse bilmez ne çiçeksin cânâ Yâsemen gerçi ki ismin hâlâ Gerdenin berg-i semendir ammâ Ruhların lâle-i hamrâ mı aceb (ENDERUNLU FAZIL)
Dil-berin işi itâb u naz olur Çeşmi câdû gamzesi gammaz olur Ey gönül sabr et tahammül kıl ana Yâra erişmek işi az az olur (KADI BURHANETTİN)
16:04 - 29/2/2008 - {0} -
Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi Olmayâ devlet cihandâ bir nefes sıhhat gibi Saltanat dîdikleri ancak cihan gavgaasıdır Olmayâ baht ü saâdet dünyada vahdet gibi -Kanûnî Sultan Süleyman- (Muhibbî)
Bütün dünya benim olsa gâmım gitmez nedendir bu? Çün ezelden gam ile bina olunmuş bedendir bu -Yavuz Sultan Selim- (Selimî)
Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek Giryemi kıldı füzûn ekşimi hûn etdi felek Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân Beni bir gözleri âhûya zebûn etdi felek. -Yavuz Sultan Selim- (Selimî)
Dünyâ talebiyle kimisî halkın emekde Kîmî oturub zevk ile dünyâyı yemekde. -Bağdatlı Rûhî-
Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der. -Bağdatlı Rûhî-
Âhir yine hâk olur bu ten Bilmem neye kibr eder edenler. -Abdullah Vassaf-
Âğyâr elemin çekme gönül nâfile gamdır Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir. -Nef’î-
Dermân arâdım derdime derdim banâ dermân imiş Bürhân arâdım aslımâ aslım banâ bürhân imiş. -Niyâzî-i Halvetî-
Konarsan güle kon, dikene konma Eski düşmanların dost olur sanma -Köroğlu-
Kendünün bâşınâ ederdi anı Kellerin olsa idi dermânı -Sırrî-
Külâhın sat yine lâkin yokuncul olma nâmerde Cihandâ kelle sâğ olsun külâh eksik değil merde. -III. Ahmet- (Necîb)
Ehl-î hünerin kadrini bilmek de hünerdir. -Beliğ-
Geç gelir, tez gider dîyu safâ, çekme keder Âlemin hâli budur, böyle gelür böyle gider. -28 Çelebi Mehmed-
Meydandaki baş içindir efser Ser ver, olasın bu yolda server. -Gaalib-
Kıl tevbe seyyiâtına gözler kapanmadan Vaktiyle gör hisâbını defter kapanmadan. -Huldî-
Etme âr öğren, oku ehlinden Her şeyin ilmi güzel cehlinden. -Nâbî-
Olur insanda zeban bir, iki gûş Sen dahî söyle bir, ol iki hamûş. -Nâbî-
Râğıbâ düşmanın aldanma tevâzularına, Sel, dıvarın ayağını öperek hedmeyler. -Râgıp Paşa-
Her kimin olmuştur evinde dü zeni (iki kadın) Bozulurmuş o kişinin düzeni. -Şâkir-
Çeşm-i insâf gibi kâmile mizân olmaz Kişi noksânın bilmek gibi irfân olmaz. -Tâlîb-
Düşse bin teng şeker bahre halâvet gelmez. -Vehbi-
Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz ü felâh Hazır ol cenge eğer ister isen sulh ü salâh. -Abdülhak Molla-
Göz yum cihandan aç gözünü dem gelir geçer Sen göz yumup açınca bu âlem gelir geçer. -Abdülhak Molla-
Bir yerde ki cehl hükümrandır O yerde ziyâ-yı hak nihandır. -Âsaf-
Eğer olsa, derler, kelin merhemi Sürer kendinin bâşınâ ol emi. -İzzet Molla-
Bu meseldir: fukara kalbine her kim dokuna Dokunânın dokunur sinesi Allah okuna. -Kenzî-
Nâdanlar ile olma sakın hemdem ü hemrâh Kim duş olub âhırda belâya deme eyvâh. -Mustafa Fikri-
Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhâ-yi hürriyet Çalış, idrâki kaldır, mukderirsen, âdemiyetden. -Namık Kemâl-
Muîni zâlimin dünyâda erbâb-î denâetdir Köpekdir zevk alan sayyâd-ı bî insâfa hizmetden. -Namık Kemâl-
Sen usandırmâ eli, el de usandırmaz seni Hilekârlık eyleme kimse dolandırmaz seni. --Said Paşa-
Dene altûnu mihenk tâşında Dahi insânı bir iş başında. -Şinâsî-
Âşk kim kalbe gıdâdır, ne yenir ne yutulur Bir demir leblebidir, çiğneyene aşk olsun. -Şinâsî-
Kişiye her işi a’lâ görünür Kuzguna yavrusu ankaa görünür. --Şinâsî-
Âinesi işdir kişinin lâfa bakılmaz Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. -Ziyâ Paşa-
Nik ü bed herkes bulur âlemde elbet ettiğin Kendi bulmazsâ, cezâ mîrâs olur evlâdına. -Ziyâ Paşa-
Bî-baht olanın bâğına bir katresi düşmez Bâran yerine dürr ü güher yağsa semâdan. -Ziyâ Paşa-
Allah’a sığın şahs-ı hâlimin gazabından Zirâ yumuşak huylu atın çiftesi pekdir. -Ziyâ Paşa-
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdîr Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir. -Ziyâ Paşa-
Afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib, Kanûn-i cezâ âcize mi hâs demektir? -Ziyâ Paşa-
Milyonla çalan mesned-i vâlâda ser efrâz, Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürekdir! -Ziyâ Paşa-
İdrâk-i meâlî bu küçük akla gerekmez Zirâ bu terâzû o kadar sikleti çekmez. -Ziyâ Paşa-
Bilmem ne söyleyim, ölümün bir kerâmeti Kabr olmasaydı biz koparırdık kıyâmeti. -Abdülhak Hâmîd-
Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol! -Mehmet Âkif-
Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem! -Mehmet Âkif-
Girmeden tefrika bir millete düşman giremez! Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez. -Mehmet Âkif-
İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum, Nevruz? Nü büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işte gerek. Lâfı bol, karnı geniş soyları taklid etme, Sözü sağlam, özü sağlam adam ol, ırkına çek. -Mehmet Âkif-
Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde Ne çirkin yüzler örtermiş meğer bu incecik perde. -Mehmet Âkif-
İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür İmansız olan paslı yürek sinede yüktür. -Mehmet Âkif-
Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? “Târih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? -Mehmet Âkif-
Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi. -Mehmet Âkif-
Asrın hayat hakkını vermez sana kimse, Sen asrını, üstünde izin varsa benimse! -Mithat Cemâl Kuntay-
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır; Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır! -Mithat Cemâl Kuntay-
Alçağa meyledip su gibi akma, Geçtiğin yerlerde çamur bırakma. Altından olsa da zillet halkası, Onu köpek gibi boynuna takma! -Rızâ Tevfik Bölükbaşı-
Her ne yap yap becerip izzet-i nefsinle geçin Kimseden bekleme yardım, iki el bir baş için. -Neyzen Tevfik-
Dedem koynunda yattıkça, benimsin ey güzel toprak Neler yapmış bu millet en yakın tarihe bir sor, bak. -Süleyman Nazif-
Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma; Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma! -Tevfik Fikret-
İnsanlığı pâmal eden alçaklığı yık, ez; Billâh yaşamak yerde sürüklenmeğe değmez! -Tevfik Fikret-
Hüneri olmayanâ faidesi yok nesebin Etmez evlâda sirâyet şerefi cedd ü ebin. -Mehmet Tevfik-
15:29 - 25/2/2008 - {1} -
|